14 Temmuz, 2005

Selam...


Uzun bir aradan sonra herkese merhaba...

RENGARENK DANTEL ARTIK YENİ ADRESİNDE.......

...::: www.rengarenkdantel.blogspot.com :::...


TIKLA


Çok severek uğraştığım sitemde bir türlü aksilikler peşimi bırakmadı. O nedenle bende yeni bir adres aldım ( Uzun süre ortalarda gözükemedim çünkü yeni adresimi hazırlamakla meşkuldüm. Ayrıca bi kaç günde rahatsızlıklarım sebebi ile daha bi hayli geciktim. Affınıza sığınıyorum... ) Evet, ne diyorduk? Ha! Başlık değişmedi ama adres birazcık değişti. Bana link veren arkadaşlarıma rica ettim, adresteki değişikliği ayarlamaları için. Burda da ayrıca belirtmek istedim. Bu adreste yayınlananları "Mini arşiv" adı altında yayınlıyorum yeni adresimde, ne de olsa ilk göz ağrım burası... Farklı katagorilerde var azda olsa.. Sizi oraya davet ediyor yorumlarınızı bekliyorum.

28 Haziran, 2005

Çin İğnesi Mutfak Takımı


Bu takımı 2. nakışa gittiğim sene yaptım. Tüm sene boyunca uğraştım diyebilirim. Kullandığım teknikler; Çin iğnesi, sarma, delik işi ( beyaz iş tekniği -renkli-) ve fantazi çin iğnesi...



Bu takımın buz dolabı örtüsü aslında. Modüler mutfaklarda beyaz eşyalar dolabın içine gömüldüğünden örtü gerekmiyor. Bende mutfağımdaki masama örtü yaptım. küçük olduğu için daha kullanışlı. Birde normal boyutlarda masa örtüsü var ( daha sonra ekleyeceğim ).



Başka açıdan

Takımın perdesi. Ne yazıkki mutfağımın camına uymadı perdem. Perde uzun oysa pencere tezgahın üstünde (bir tarafı). Kısaltacaktım ama kıyamadım emeğime çok az bir kısmı zayi olsa bile. Bende dursun bakalım belki yeni bir ev olursa perdeme göre mutfak penceresi ayarlayacağım... Bekarken nasıl bir mutfağım olacak diye hiç düşünmedim. Düşünsemde bi faydası olazdı zaten :) ...



Takımca derlenip toplanmış hali. Yarım takım yani. Çünkü masası eksik bu resimde...



Peçetesinin desenini ben uydurdum. Dergide sadece masa örtüsünün örneği vardı. Yumak nakış dergisi idi, fakat hangi sayısı olduğunu hatırlamıyorum.



Bir masa, bir buzdolabı örtüsü, bir çift perde ve oniki peçetesi ile bir mutfak takımı......

24 Haziran, 2005

22 Haziran, 2005

Örnek Aranıyoor


Bu sabah yine her sabah ki gibi tüm kardeş bloglarımı gezdikten sonra e-postalarıma bi bakayım dedim. Bursa inegöl'den Çiğdem isminde bir arkadaşımız bana e-mail atmış. Bir konuda bizden yardım istemiş. Çiğdem mailinde;"Sizden bir ricam olacak. Benim sevdiğim bir masa örtüm var. Ancak bunu yaparken fiskos için düşünüp yapmıştım. Fakat fiskostan bayağı bi sarkıyor. Mutfak masasında da değerlendirebileceğimi düşündüm. Ama ona uygun peçete yapamıyorum. Bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim. Buna uygun peçete bulabilirseniz ve bana yollarsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz". Bende O'na cevap olarak "bunu sitemde yayınlayacağım ve bir yardım çağrısında bulunacağım. Olurya belki benzer bişey yada desenin içinden bir bölüm bulunur çıkarılır." Şimdi blog kardeşlerim ve misafirlerim, sizlerden önerilerinizi bekliyorum. Bana yolladığınız taktirde ben de Çiğdem arkadaşımıza yollayacağım. Yada yorumlarda 'şu adresteki örnek' diye linkte belirtebilirsiniz.



Şunu da belirtmekte yarar var. Bu örneğin resmini Çiğdem bir başka siteden almış. Resimler kendisine ait değilmiş. Yanlız sitenin adını yollamamış mailinde. Eğer yollarsa yayınlarım. Yada bir bilen varsa uyarsın buraya not düşelim...



Fiskosun örneğini bende çok beğendim. Fiskos olarak kullanılsa bile birkaç peçete yada sehpa örtüsü veya tv örtüsü gerekebilirdi. Fiskos amaçlı kullanmak isteyenlerede bir fikir olur bulabilirsek örnek...
Yorumlarınızı ve bu güzel fiskosa benzer peçete örneklerinizi bekleriz....

20 Haziran, 2005

Kelebek


Şimdiki harkulade örneklerin yanında belki de basit oldu benim kanaviçe örneğim, o zamanlar çok beğenmiş ve yapmışım.



Kanaviçe yapmak çok zevkli.Özledim doğrusu....



Dantelini ise halam yaptı. Halacığım ellerine sağlık...


Dantelin yakından görünümü...

17 Haziran, 2005

Yine Açtım Sandığımı


Bu havlu örneğini çıkarana kadar akla karayı seçip pirincin taşınıda ayıkladım. Örneği yapanın solak olduğunu bilmiyordum. Çıkaramayınca koştum sordum, "nasıl yaptın bunu çıkaramıyorum çok basit görünüyor ama nedense başlayamadım bile" dedim. Meğer örneğe tersten bakmalıymışım...



Velhasıl örneği çıkarttım. O zamanlar 15-16 yaşında falandım. Köye gitmiştik yaz mevsimiydi. Nerden bilebilirdimki 4-5 sene sonra o örneğe bu kadar yakışan bir havlunun kendi nişan bohçamda geleceğini. Tesadüf oldu ama, örnekle havlu çok yakıştılar birbirine. Renk ve desen ancak bu kadar uyabilirdi. Sanki o havlu için yapmışım ki öyle de oldu zaten...



Daha yakından görmek isteyenler için bir TIK yeterli.

Namaz Örtüsü



Bu örnekten birde havlu kenarım var. O da Çok Yakında! Örneğe yakın plan....

Çiçek Kardeşler

Bu örneğe ardeş dedim. Nerden buluyosun bu garip isimleridmeyin. Hayal gücü. ( desenize -pekte güçlü sayılmaz-) Bana göre o minik çiçekler elele tutuşmuş kardeş gibiler. Napiim insan isim ararken çok zorlanıyo. İşin en zor yanı diye bilirim. Bundan sonra numaramı koysam isim yerine, yoksa Hasan Ayşe gibi isimmi koysam... Yoksa hiçbirşeymi. Neyse en iyisi böyle devam edeyim.



Bu oyayı annem yaptı bana. Ençok sevdiklerim arasındadır. Tarifini kısaca yaparsak; Önce kahverenkli ipi alıp o iple hiç koparmadan bir sürü papatya yapıyoruz (papatyanın bir yaprağının üstüne sap gibi 5-6 zincir çekip bartıyoruz ki üzerine yaşil iple dal yapacağız). Kolayınıza gelirse kopararakta yapabilirsiniz. Koparmadan yaparsanız yeterli olduğunu düşündüğünüzde tektek makasla hepsini bir birinden ayırın, ve uçları yakarak sabitleyin. Diğer renkteki papatyalarıda yaptıktan sonra üzerini yeşil iple dönelim (7 birit 2 zincir 7 birit şeklinde). Sonra yine yeşille en üst kısmı zincirle tamamlayalım ( bir alttaki yeşil dalları yaparken 2 zincir çektiğimiz yerlere batarak yapıp bitirelim ). Veeee örneğe uyan bir tülbente dikelim. Tabiki başka amaçlarlada kullanılır, beğendiğiniz ve uyabileceğini düşündüğünüz her yere. Olur ki yapmaya kalkışırsanız daha yakından görmek isteyebilirsiniz. Kolay gelsiiin.

13 Haziran, 2005

Çin Böreği


Kesinlikle yapmanızı tavsiye edeceğim farklı bir börek. Mükemmel bi lezzeti var, bence tabi.. Tarifi eşimin teyzesinden almıştım, O da bir tv programında seyretmiş, hatırlayamıyoruz hatırlayan olursa ekleriz... Deneme fırsatım olduğu ilk anda yapacağım demiştim ve yaptım. Vakit gece yarısı idi, o nedenle biraz maceralı geçti...


Çin Böreği
Malzeme:
  • 1 kg yufka,

  • 3 büyük kuru soğan,

  • Kıyma, ( ben tombulca bi portakal kadar kullandım evdeki mevcut kıymadan ),

  • 1 çay bardağı ince bulgur (minik çay bardağı ile, bide anadolu tipi var aman haaa o fazla gelir az eksikçe kullanırsınız, )

  • 1 su bardağı dövülmüş ve hırpalanmış ceviz yada fındık, oda hırpalanmış olacak,

  • Tuz, karabiber,

  • Galeta unu.


  • Yoğurtlu Karışımın Malzemesi:
  • 9 çay bardağı yoğurt,

  • 1 çay bardağı sıvı yağ.


  • Yoğurtlu karışımın Hazırlanışı:
    Ben malzemeyi azar azar karıştırıp öyle yaptım. Yani; 3 çay bardağı yoğurt, 1 çaybardağı sıvı yağ. İyice çırptım ve her yufkaya sürüşümden önce yine iyice çırptım. Bitince yeniden yaptım oda bitince yeniden. Malzeme yerinede toplamını yazdım ama yufka sayısı ve bol sürme oranına göre ölçü değişebilir...

    İçin Hazırlanışı:
    En önce bulguru üzerine çıkacak kadar kaynar su ile ıslatıp tombişleşmeye bıraktım.Kıymayı teflon tencere yada tavada iyice pişirdim. Bir başka tencereye yağ koyup ince doğranmış soğanları pembeleşinceye kadar iyice kavurdum. Şöööyle kısık ayarda, kapağını da kapadım, sık sıkta karıştırdım, öle öle pembeleştiler. Soğanlara pişirdiğimiz kıymayı ekleyip biraz daha kavuralım ve ıslattığımız tombiş bulguru da ekleyelim. Yine bir miktar kavuralım. Sonra içine dövülmüş ceviz yada fındık ( asıl tarifte ceviz kullanılmış, benim aldığım kaynak ise fındık kullanmış bende öyle tattığım için fındık kullandım ) ekleyip kavurmaya devam edelim. Tuz ve karabiberi de ekle ve “tamam artık, yeter bu kadar!” dediğinizde ocaktan alın. Ve başka bi kaba koyup soğutun. ( tencerede soğumasını beklerseniz o hooo o çok beklersiniz, hadi hadi tembellik etmeyin bulaşmasın diye, yıkarsınız bişey olmaaaz ) Bulaşmasından korktuğumuz kaba düzgünce serip kaç yufkamız varsa o kadar eşit parçaya bölün. Soğuyunca böreğimize kullanmak üzere yufkamızın yakın civarına taşıyın. Hani yufkamız kaç tane ise ona göre bölmüştük ya, o böldüğümüzü de 6 ya bölelim. Çünkü her bir yufkayı 6 eşit şerite böleceğiz ve bu böldüğümüz kıymalı içten bir bir her yufaya yerleştireceğiz... Şimdi geçelim yufkaların başınaaa...



    Böreğin Hazırlanışı:
    Resim 1: Bütün bir yufkayı uzun şeritler halinde 6’ya bölün.

    Resim 2: Evimizde yemek için kullandığımız kaşıklardan biri ile yoğurtlu karışımdan şeritlerden en beğendiğimizin üzerine bol miktarda sürmek üzere dökelim.

    Resim 3: Her yerine kolayca bulaşsın diye yumurta sürme fırçası ( bi işe yaradı ) ile heryerine yayın.

    Resim 4: Şeritin iki ucunu ortada birleştirmek kaydiyle katlayın. Ve üzerine yine yoğurtlu karışımdan sürün. Uc kısmına kıymalı içten koyun.

    Resim 5: Sigara böreği gibi kenarlarını içe katlayın.

    Resim 6: Ve yine sigara böreği gibi güzeeelce sarın..

    Resim 7: Yüzü koyun tepsiye dizin ( katlı yeri alta gelecek şekilde ). Üzerine hiçbirşey sürmeksizin galeta unu serpin.

    Resim 8: Sonra da naarr gibi kızartın.... Pardon! Daha sonra önceden ısıttığımız fırında fırınına göre uygun derecede pişirin.

    Pişirme Ayarları:

    Fırınınız mini ise 200, turbo ise 250, davul fırın ise olabildiğince ısı derecelerinden fırınınıza uyanı seçin ve o ısıda pişirin. Eğer fırınınız mini ise almanız gereken önlemlerden biri de; yakmamak için azami dikkat sarfedin, kesinlikle gece yarısı yapmayın, uyuya kalırsanız ve sizi o saatte kimse uyandıramaz... Yok! İlla o saatte yapma niyetiniz varsa, ya fırınınızın veya cep telefonunuzun yada evde bulunan alarmlı saatinizin yada hepsinin birden alarmlarını birer dakika aralıkla çalma suretiyle ayarlayınız ) Nasıl olsa alarmı ayarladımdiye koltuğa geçip uyuma pozisyonunu sakın almayın o alamlarıda duyamayabilirsiniz. Bu kadar önlemi aldıktan sonra zaten börek pişer ve siz onu gecenin o saatinde tatmak istemezsiniz. Çünkü sıcaktır ağzımız yanar, o anda tadını alamayabiliriz daha kötüsü ertesi günümüzü de yanık bir ağızla perişan ederiz. Soğumasını da bekleyemeyiz çünkü uykumuz vardır, en iyisi sabaha kadar sabredip tadına öyle bakalım (selametimiz açısından ).